ORUÇ ARUOBA, İLE, 2006, METİS YAYINLARI)
[1]
İlişki kurmayı değil ilişkiyi yaşamayı, ilişki kurduğun insanı, ilişki kurduğun insanla yaþamayı, ilişki kurduğun insanla yaşadıklarını sevebilmek. Onunla daha önce yaşadığını hissetmek dejavu gibi. Bu aşk ya da sevgi herneyse.
[2]
Birlikteyken de belirli çerçevelerde özgürlüğünü yaşayabilmen, özgürlük kavramının sende çağrıştırdığı anlama bağlıdır ki sanırım bende çağrıştırdığı anlam o kadar geniş ki, bir kota koyamıyorum. İlişkilerde yüksek mertebeye çıkamamamýn sebebi bu olsa
gerek.
[3]
Yazabilmek, çalabilmek, konuşabilmek, ifade edebilmek,yapmak istediğin ama yapamadığın ruh haline veya hayattan aldığın haza bağlı olan tüm eylemleri gerçekeştirip gerçekleştirememen; daha önce yaşadığın, sana hiçbirşey katmayan aksine senden bir şeyler alıp götüren, arkasından bakakaldığın ve şimdi yüz[lerini]ünü bile hatırlamadığın kişi ya da kişilere bağlı olduðunu düşünmek, sana bir yerlerde onlarla hala görülmeyen hissedilmeyen bir bağ olduðunu gösterir.
[4]
Acı çeken kişi muhtemelen bir sonraki adımda mutlu olacağını düşünür ya da üzülen kişinin bir sonraki adımda üzülen taraf olacağını. Çünkü insanların akıllarında çekilen her acının daha sonra mutluluk olarak, öbürünün de yaşadığı mutluluk tekrar acı olarak geri döneceıi ilkesi olduğundan, ilişki yaşamak onlar için çok zor gelmemektedir. Bu her insanın bünyesinde bir intikam dürtüsünün yaşadığının belirtisidir.
[5]
Aşık olanla olmayan arasındaki fark hiçbir zaman kıskançlığın düzeyine bağlı deðildir. Kıskançlık narsist bir duygudur Oruç Aruoba'nın dediğine göre.
[6]
Olmak ya da olmamak gibi. Ben varsam "O" da var. Ben yoksam "O" da yok.
[7]
Aşk, şehvet, kıskançlık (daha çok var) üçgeninde bilardo topları sürüklenen kişiler ne kadar çok yıprandıklarının farkında olmadan bu düzene kendilerini o kadar kaptırmıştırlar ki etraflarında olan bitenden habersiz yaşadıklarının farkında bile değillerdir.
====================================================
"Fazla karmaşıklaştırmaya gerek yok. Zaten herkes ilişkiler üzerine master yaptığı için burada bırakıyorum."
Teşekkürler...
1 yorum:
[7]
Aşk, şehvet, kıskançlık (daha çok var) üçgeninde bilardo topları sürüklenen kişiler ne kadar çok yıprandıklarının farkında olmadan bu düzene kendilerini o kadar kaptırmıştırlar ki etraflarında olan bitenden habersiz yaşadıklarının farkında bile değillerdir.
- - - - - - - - -
bence bu; bunu beğendim.
der ki aruoba; kıskaçlık sevginin tek taraflı yozlaşması; bilgiyi çalar hale gelmesi...
dikkatli ol; kal sağlıcakla.
Yorum Gönder